SAKIZ ADASI GEZİ NOTLARI
Sakız Adası'nın en güzel ayı bence Eylül ayıdır.Bu yaz tatilini diğer Yunan Adalarını gezmek için kullanınca Sakız Adası en sona kaldı.Sanırım bize en yakın Ada olduğundan kaynaklandı bu durum ama iyide oldu çünkü en güzel zamanında gittik. Otel için Booking.com dan araştırmaya başladık.Yapılan yorumları tek tek inceleyerek merkeze 2km uzaklıkda olan Seafront Studios and Apartments da kalmaya karar verdik ve odamızı ayırttık..Otel için rezervasyonu isterseniz info@chios-seafront-studios.gr adresine mail atarsanız daha uygun fiyat alabilirsiniz.Otel Sahibi Yorgo bize araç kiralamamız konusunda da yardımcı oldu.SAKIZ ADASINA NASIL GİDİLİR ?
Sakız Adasına giden 3 firma var: Sunrise, Egebirlik ve Ertürk.Biz Sunrise ile gittik.Çünkü feribot küçük olduğu için diğer turlara göre adaya daha hızlı gidiyormuş diye okudum her yorumda gerçekten de öyleymiş adaya diğer feribotlarla aynı saatte kalkmamıza rağren daha önce vardık. Schengen Vizesi için geç kaldığımızdan dolayı kapı vizesi almak zorunda kaldık mecburen sırada bekledik 2-3 saatimiz öyle geçti. Ama önümüzdeki sene için 2 ay önceden Schengen Vizesi alacağım kesindir. Tur şirketlerinin hepsinde ücret gidiş-dönüş 50 euro.Sabah seferleri 09:30 da Akşam dönüş ise 18:30 da. Biz 3 gece kaldık 4. gün aksam 18:30 da döndük.
Sunrise'ın Çeşme-Sakız Adası Arası Hizmet Veren Feribotu
Hoşçakal Çeşme
Merhaba Chios
Adaya vardık vize işlemlerini hallettik ve arabamızı aramaya çıktık hemen taksilerin yan tarafında kiraladığınız aracı üstünde Adınız Soyadınız yazılı ve anahtarı üzerinde bırakılmış bir şekilde bulabilirsiniz.Aracınızı sizden başkası alamaz zaten alsada ada da nereye kadar kaçabilecek her ucu denize çıkıyor elbet yakalanır :D
Bizim için hazırlanan aracımız
Aracımızıda aldıkdan sonra sıra oteli bulmaya geldi.Araç kiraladığımız şirketin sahibi bize harita üzerinden otelin yolunu tarif etti ve oteli rahat bulduk. Eğer elinizde harita olmasına rağmen bulamazsanız yolda birilerine "ya sas" diyerek selam verip adres sorabilirsiniz ancak birçok kişi çok fazla ingilizce bilmedikleri için size tarif etmeleri biraz zor olabilir. Çok sıcak kanlı insanlar oldukları için de sizi asla geri çevirmezler ellerinden geldiğince size anlatmaya çalışırlar.
Otele girdiğimizde otel sahibi Yorgo bizi karşıladı otoparkdaki yerimizi gösterdi sonrasında oturduk bize ikramlarda bulundu ve hemen harita çıkartıp rotamızı çizdi. Heryeri en ince ayrıntısına kadar anlattı nasıl gideceğimizi tarif etti buda bizim çok işimize yaradı çünkü adada tepelere çıkdıkça telefon çekmiyor dolayısı ile novigasyonlar devredışı kalıyor.
Otel odamız
Odamıza yerleştikden sonra saatimize baktık ve en yakın bize kuzey oldugu ıcın rotamıza göre gezmeye başladık.
İlk durağımız Mersinidi Pilajı; Sakız Adası’nın merkezinden, kuzeye
giderken, Glari’ye gelmeden hemen önce, küçük, sakin, çakıl taşlı bir
plaj. Organize bir plaj değil ama kafa dinleyip denize girmek için
ideal.Biz burada denize girmedik çünkü ben en çok Glari Pilajını merak ediyordum hem de şezlongda uzanıp biraz dinlenmek istediğim için hemen Glariye doğru yola koyulduk.
Mersinidi Pilajı
Glari Pilajı; Keyif yapmak için birebir. Denizin rengi,
temizliği efsane. Plajı küçük çakıl taşlı kumdan oluşuyor. Bizdeki
beach clublara en yakın plaj diyebiliriz. Çeşme’ye nazır manzarası var.
Türk hatları da çekiyor. Glari, ada merkezinin kuzeyinde. Plajı gösteren
belirgin bir tabela yok ama arabayla giderken virajlı bir noktada çok
sayıda arabanın yol kenarına park ettiğini göreceksiniz,Mersinidi pilajınada çok yakın olduğundan çok kolay bulabilirsiniz.
Bizim gittiğimiz saatlerde güneş dağın arkasında oldugu ıcın denizin güzelliğini yakalayamadım resımde.Ama sabah saatlerinde burası inanılmaz güzel oluyor. Arkada küçük bir barı var şezlong-şemsiye bizdeki gibi ücretli değil ve sizden fahiş fiyatlar istemiyorlar ki zaten olması gerekende o !
Glari Pilajı
Glari'den sonraki durağımız en kuzeye Nagos'a doğru yola çıktık.
Nağos Piljı; Denizi taşlı,pilajda küçük tavernaları olan bir pilaj organize bir pilaj değil.Çok guzel biryer.Biz gittiğimizde akşam üstü olmasına rağmen deniz çarşaf gibi ve ılıkdı.Sakin bir şekilde denizin tadını çıkarmak isterseniz burası tam size göre.
Nağos Pilajı
Adada 2. günümüzde Güney rotasını gezmek için yola çıktık.Adanın güneyinin en önemli özelliği sakız ağaçları! Adanın ismini aldığı
bu ağaçlar sadece güneyde sakız salgılıyor. Ağaçların altına kirecimsi
beyaz bir toz döküyorlar ve ağaçların gövdelerini çiziyorlar. Böylece
ağaçtan akan sakız toprağa bulanıp kirlenmiyor, beyaz toza yapışıyor.
Daha sonra yıkanarak tozdan ayrılıyor sakızımız. Burada sakıza "mastik"
deniliyor.
Sakız ağaçları
Ağaçtan Akan Sakız Taneleri
Güneydeki Rotamız; Komi Pilajı,Pirgi Köyü,Mavra Volia,Olimpi,Mesta Köyü,Vessa
Komi pilajı; Hava biraz bulutlu olmasına rağmen deniz çok güzeldi. Girmeye doyamadığım pilajlardan biriside burasıdır.Organize bir pilaj.Deniz kenarında sıra sıra tavernalar var hem denize girip hem de karnınızı doyurabilirsiniz.Denizi kumlu çocugunuz var ise tereddutsuz buraya gıdıp denıze girebilirsiniz.Biz günü öldürmemek adına burada çok fazla vakit harcamadan hemen Pirgi Köyüne doğru yola çıktık.
Komi Pilajı
Pirgi Köyüne giderken Armolıa dan geçiyorsunuz.Buradan seramik alışverişi yapılıyormuş.Biz buraya uğramadan Pirgiye geçtik. Pirgi ile Chios arası mesafe 22 km dir.
Adını köyün meydanında bulunan kaleden
alan Pyrgi Köyü, Sakız Adası’nın güneyindeki en büyük köylerden biridir
ve Mastihohoria Belediyesi’nin merkezidir. Bir kale gibi inşa edilen
Pyrgi’de evler, iki-üç katlıdır ve köyü koruma amaçlı bir duvar
oluşturacak şekilde inşa edilmiştir. Sadece köyün içine bakan tarafta
kapı ve pencereler vardır.
Çok sayıda ziyaretçiyi çeken köyün bir
özelliği de, evlerin ve kilisenin dekorasyonunun da kullanılan
süslemelerdir. Bu süsleme tarzına ksista (çizik) adı verilir. Köy ayrıca, kendine has hızlı yerel dansı ve meydanında yapılan
festivallerle de ünlüdür.
Pirgi de tarihi kilise
Meydanda bir saat kulesi
Pirgi evleri
Pirgi kışa hazırlanıyor
Kilise
Pirgi de bir sokak arası
Mavra Volıa; Sakız Adası merkezine 30 km mesafede, Emporios Limanı yakınlarında
bulunan Mavra Volia Plajı, Yunanistan’ın en ünlü plajlarındandır.
Volkanik patlamalar nedeniyle hem pilaj hem de denizin içi siyah çakıl taşlarla kaplıdır.Bu yüzden denize ilk girdiğinizde siyah görünür ama denizi tertemizdir.
Buranın yol kenarında yeni yapılmış küçük bir büfesi vardır.Burada bişeyler atıştırıp frappe içebilirsiniz.
Pilaja gidilen yol
Mavra Volıa
Mavra Volia derin mavi denizi
Olimpi köyüne doğru yol alıyoruz.Ancak kısıtlı zamanımızdan dolayı Olimpi mağarasını gezme fırsatımız olmadı.
Olimpinin dar Sokakları
Olimpi
Köy meydanında küçük bir cafe var.Burada isterseniz bir mola verebilirsiniz.
Olimpi Köyünüde gezdikden sonra sıra geldi Mesta Köyüne.Ama Mestaya giderken bir tabela dikktimi çekti en çok merak ettiğim deniz Ayia Dinami idi ve rotayı doğru ona çevirdik.Sakız Adası’nda kesinlikle en sevdiğim plaj. Olimpi köyünün
yakınlarında, tam bir saklı cennet. Organize bir plaj değil. Havlunuzu
serip oturuyorsunuz. Çevresinde herhangi bir mekan ya da büfe de yok.
Küçük taşları olan, denizi kumlu, küçük bir plaj. Ama suyunun açık mavi rengi
efsane.Kendinizi Sakız adasında değil de sanki Maldivlere gitmişsiniz gibi hissediyorsunuz.
Sakız Adası merkezinden 35 km mesafede
bulunan Mesta Köyü, en iyi korunmuş ortaçağ köylerinden biridir.
Benzersiz bir mimariye sahip köy, Bizans döneminde (14.-15. yüzyıl) inşa
edilmiş.
Ayia Dinami'nin yukarıdan görüntüsü
No Filter ;)
Artık Rotamızı Mesta Köyü'ne çevirebiliriz.
Köyün içine girmek için sadece iki kapı
vardır, sokaklar dardır ve evler, boşluklar olmadan yan yana inşa
edilmiştir. Köy, korsanların kaybolması ve köy merkezindeki önemli
binalara ulaşamamaları için, bir labirent şeklinde inşa edilmiş.
Evlerin yan yana olması, köylülere evlerin çatılarında görünmeden
hareket etmeleri için tasarlanmıştır.
![]() |
Mesta Köyü'nün Dar Sokakları
Mesta
Bu Köy Çok Sessiz Dostum.. Şşşş...
Mesta ya açılar kapılar
Labirent Sokaklar
Burada da diğer adalarda olduğu gibi yol kenarında içinde mum yanan küçük kulübeler var. Bu kulübeler o noktada trafik kazası geçirip ölmüş kişiler için yapılıyormuş. Merhum kişinin yakınları zaman zaman ziyaret edip mum yakıp su bırakıyorlarmış.
Mesta da bir evin bahçesine merhum kişi için yapılmış küçük kulübe
Mesta Köyüne girişte sizi bu güzel begonviller karşılıyor
Mestadan çıkıp Vessa üzerinden Sakız Merkeze geri dönüyoruz.Adada böylece 2. günü bitirmiş bulunmaktayız.
Vessa'yı uzaktan selamladık
Batı Rotamız; Nea Moni manastırı, Avgonyma, Anavatos,Lithi Kasabası
Nea Moni Manastırı, 1000 yıldır korunuyor ve UNESCO'nun dünya mirasları listesinde yer almaktadır.Buraya gideceğiniz zaman ziyaret saaterine dikkat etmeniz gerekmektedir. Saat 13:00 ile 16:00 saatleri arasında ziyarete kapalıdır.
![]() |
| Nea Moni Manastırı |
Çanları çalmak çok istedim ama oda yasaktı :/
Dileklerimizi diledik mumlarımızı diktik :)
Nea Moni Manastırı'ndan sonra Anavatos'u gezmek üzere yola koyulduk.
Anavatos'a giderken yolda Avgonyma'ya da uzaktan selam ettik
Avgonyma
Anavatos Köyü terk edilmiş anıt bir
köydür; tarihiyle ve görünümüyle hem Sakız Adası halkını hem de
ziyaretçileri büyülemektedir. Şehirden 16 km uzaklıkta ve deniz
seviyesinden 450 metre yükseklikte bir kaya üzerine inşa edilmiş bu köye
erişim oldukça zordur. Etkileyici görünümü de buradan gelmektedir.
Köylüler, köyün etrafındaki kayanın morfolojisinden yararlanarak, köyün
etrafında bir duvar inşa etmişlerdir ve böylece köy gerçek bir kale
görünümü almıştır.
Evler birbirine yapışık, taştan
yapılmıştır; ahşap tavanlı, düşük kapılı ve küçük pencereli olarak
tasarlanmıştır. Köy 1822’de terk edilmiş.
Burada artık bir yapılanma başlamış evlerin çogu yeniden onarılıp dekore edilecekmiş ancak ne için kullanılacak henuz net birşeyler yokmuş.
Evin içerisi
Düşünen Adam Tolu (Burası nasıl adam olur? :) )
Tık..tık...tık... ?!!
Anavatos'dan sonra Lithi kasabasına doğru yol aldık.Buranın en ünlü tavernası Kyma dır. Ancak çok geç saate kaldığımız ıcın kalabalıktı oruracak yer bulamadık denızde bıraz dalgalı ve bulsnık oldugu ıcın gerı Sakız Merkeze dogru yola çıktık. Yolda giderken bir yer dikkatimi çekti deniz yukarıdan pırıl pırıl dalga yol dümdüz.Buraya inememiz lazım dedim ve arabayla tabelaları takıp ederek buranın Yorgo'nun önerdiği Elinda Beach oldugunu anladım.
Burası organize bir pilaj olmadığı için güneşin altında çok yanmadan kalkıp Sakız merkeze dogru yola çıktık.
Sakız merkezinin biraz kuzeyindeki değirmenlere gitmeyi unutmayın. Bunlar adanın simgesi haline gelmiştir. Tarihi yel değirmenleri.
Elinda Beach
Elinda da deniz pırıl pırıl tertemiz
Burada da günü bitirmeden son olarak Sakız Merkeze yakın olan Karfas'a gittik. Akşam üstü olduğu için ben biraz üşüdüm denize girmek istemedim ki istemediğim kadar da varmış.Eşim girdi çıktı deniz çok kotu, tamam kum ama bulanık ve cok pismiş zaten Sakız Adası'nın en kötü pilajı burasıymış.Ben buraya gitmenizi tavsiye etmiyorum ancak vaktınız kısıtlıysa gıdilebilir organize bir pilaj yakınlarında taverna ve oteller bulunmakta.
Karfas Pilajı
Sakız merkezinin biraz kuzeyindeki değirmenlere gitmeyi unutmayın. Bunlar adanın simgesi haline gelmiştir. Tarihi yel değirmenleri.
Tarihi yel değirmenleri
SAKIZ ADASINDA NE YEMELİ ?
Sakız Adası'nda 2. gün akşamı biz Langada'ya gittik. Langada; Ada'nın 20km kuzeyinde bir balıkçı kasabasıdır. Biz Passas adlı tavernada oturduk.Genelde türklerin tercih ettiği ve yunanlılarında çogunlukla gittiği bir tavernadır.Garsonlar türkçe biliyor.Deniz ürünleri çok güzel tadı damağınızda kalır. Fiyatlar çok uygun.20-25 Euro gibi bir fiyat odedik.hesabı oderken bize dondurma ikram ettiler tabi sadece bize değil herkese ikram ettikleri bişey.
Hızlıca bir şeyler atıştırmak için en iyi
yiyecek ise kesinlikle Yunan dürümü gyros. Tavuklu ve domuz etli olan var.Tavuklu olanları bir harika
oluyor. Tavuk döner diye düşünmeyin ama, tavuk şişin dürüm hali gibi, içine yogurtlu salatalık (cacığın susuz hali)soğan, domates,patates gibi şeyler eşlik ediyor.Genelde bunu alkolden sonra gece atıştırmalık olarak yerlermiş. Yanında da bira çok iyi gidiyor.
Sakız Adası’nda Mythos, Alfa gibi meşhur Yunan biralarının yanı sıra adaya özgü taze bir bira olan Fresh Chios Beer’ı (Fréskia Mpýra Chíou) da deneyin mutlaka.
Sakız çarşısınıda mutlaka gezmelisiniz ama oglen 14:00 ile 18:00 arası siesta yapıyorlar yani heryer kapalı oluyor akşam saatlerinde ise çarşı genelde boş oluyor.
Çarşı
SAKIZ ADASINDA EN İYİ BARLAR
Sakız adası merkezde zaten kordonboyu tavernalar ve barlar bulunuyor.Bizim gittiklerimiz; Plan B,44 Bar ve Sueno Bar üçünde de yogun bır kalabalıklık var ve adada en ck tercıh edılen mekanlar yer bulmaanız bıle zor olabılıyor.Benim dikkatımı ceken bır dıger nokta ise her mekanda masalarda kendılerıne ozgu şişeler var bunların ıcınde su bulunmakda. bu sudan ıctgınızde ekstra bır ucret odemıyorsunuz.Bir diğeri ise içkinizin yanına çerez,cips getiriyorlar bunlarada herhangi bir ücret odemıyorsunuz. İstedıgınız kadar da soyleyebılırsınız.Bizim ülkemizde bu tarz seyler hep ucretli oldugu ıcın bıraz garıp gelıyor tabı bıze.Alkol fıyatları 4 eurodan baslıyor
44 Bar
Adadan ayrılmadan önce tabikide Reçelci Rena'ya uğradık. Buradan sakız reçeli,sakız likörü gibi sakızlı ürünlerden almadan kesinlikle dönmeyin.Çok tatlı çok sempatikler girer girmez sizi "merhaba, hoşgeldiniz" diye karşılıyorlar,sakız likörü,sakızlı şekerler ikram ediyorlar. Yunanca az çok biliyorsanız oradaki tüm esnafla konuşmaya çalışın çok hoşlarına gidiyor.
Reçelci Rena
Otel Sahibi Yorgo ve Ailesine herşey için Teşekkürler.
Efharisto ya ola =)

























































